Bugün sokaklar sessiz. Yolların sonu yok. Etraf kalabalık ama ses yok.Vücutlar var. Ruhlar yok.
Boyalar akarak siliniyor tablolardan. Beyazlar kalıyor, boş ve anlamsız olan.
Bugün insanlar art arda, sıralar halinde dizilmiş seni uğurluyor. Ruhunu azat ediyorlar. Gözyaşlarını akıttıkları denize bırakıyorlar bedenini; usulca, renkler olmadan, tabuttan bir sandalın içinde.
Sen gidiyorsun, bir başkası geliyor. Sen geçiyorsun, hayat kalıyor.
Bastığın topraklara yüzler basıyor, belki de binler. Ama yağmur yağıyor ve alıp götürüyor tüm izleri, kimse iz bırakamıyor. Herkes silinip gidiyor yeryüzünden.
Ve biz buna diyoruz hayat diye.
Bak, şu an yağmur ıslatıyor tenini ama sen fark etmiyorsun. Acılardan biçmişsin kendine güzel bir yağmurluk. Her daim üstünde. Bu yanlış geliyor sana aslında ama çıkaramıyorsun, çünkü acılar hiç bitmiyor. Onlar seni bitiriyor. Hepsi çok kırmızı, bedenini tüketiyorlar. Ve sen toprağa biraz daha yaklaştıkça, yağmur damlaları bedenini delip geçiyor, ruhun ıslanmaya başlıyor.
Uyuşuyorsun ve biri elinden tutuyor tam o sırada. Ona güveniyor ve teslim ediyorsun kendini, arttırdıklarından geriye kalan her şeyinle. Sonra bir bakmışsın dünya geride kalmış, sen öndesin. Tek başına, yağmurdan ıslanmış ve soğukta.
Kapı ve ya kapılar yok bu sefer. Uçsuz bir düzlüktesin. Koşuyorsun ama köşeler yok. Çıkış yok, hayat yok. Tek başına ve sıkışmışsın.
O zaman anlıyorsun ki gece son kez uyumuşsun, sabah son kez uyanmışsın. Sen artık yaşamıyorsun ama ölmemişsin de. En azından bir süreliğine..
İyi uykular güzel kız!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder