15.8.10

Vantilatörizm

Sıcaklar dolayısıyla kaç hafta yana yakıla vantilatör aradığımı bilirim, ne hallere düştüğümü, ne acılar çektiğimi Siz de bilin istedim, işiniz ne :P

Marketlerdekileri bitiren halkımıza aldırış etmeden o avm senin, bu benim hesabıyla her yeri aradım karış karış. Gecemi gündüzüme kattım internetten araştırdım. Fiyatların bir günde nasıl yükseldiğine şahit oldum. Tam alacak oldum, bir başkası atladı ve sonuncuyu aldı. Artık Leyla-su moduna geçmişken babam olaya el attı. Teee Anteplerden bir telefonla halletti işi. -Babamın bu özelliğine hastayım. kalpkalp- Babamın telefonu sayesinde AliManisa kod adlı süper market, müşterilerden sinsice gizlediği o vantilatörlerden bir tanesini depodan çıkarmak zorunda kaldı. (Hahhay böyle alırlar işte adamın elinden vantilatörünü)

Vantilatörü aldım, ama aldığımda nasıl mutlu oldum görmeliydiniz. Sanki dünyadaki ilk ve tek vantilatörü ben almışım gibi salına salına yürümeye, etraftaki insanların iki eliyle kafasını tutup ağızlarını açıp bana baktıklarını hatta özendiklerini hayal etmeye giriştim direk. Kadının biri beni vantilatörü havalı havalı taşırken görüp gülmeye başladı. Adımları yavaşladı. Durdu önümde sırıta sırıta baktı. İşte o an gerçekliğe döndüm: "Lan, çok mu abarttım yoksa?"
Sonra kadın kendi yoluna gitti, ben de garanti belgesini onaylatmak üzere kendi yoluma. Gittim, imzalattım derken bir döndüm arkamı kadın orada dikilmiş bana bakıyor! Önce bir tırstım ama kadın şirin şirin gülerek yanıma yaklaşıp "Şey, onu nereden aldınız acaba?" diye sorunca içim eridi, vantilatörü kadına veresim bile geldi. -Tabi ki de bu bir yalandı.- Kadına anlattım, Entep'in yarısı bizim dedim. Ama şansını denemesi için de gazı verdim yine. Artık en son naptı bilmiyorum.

Neyse vantilatörü getirdim eve kurdum, her dakika her saat açıp keyfine vardım falan filan derken ben bu vantilatör tarafından yorulduğumu fark ettim. Ne zaman açsam uykumu getiriyor meret. Sonra uyuyunca ya da uyuyakalınca uyanma kısmım çok acılı oluyor. Boğazım ağrıyor, gözlerim kıpkırmızı oluyor. Bu dost görünümlü düşman, vantilatör, beni aşırı derecede halsiz bırakıyor. Ve şu an her seferinde 'son yılların en sıcak yılı' dedikleri o yıllardan birinde, boynumda atkı sarılı bir şekilde oturuyorum. Hayat bana sürprizler yapmaktan çekinmiyor anlayacağınız. Darısı başınıza desem, kötü niyetli olduğumu düşünmezsiniz di mi? Aman çok da umrumda istiyorsanız düşünün. Ben çekeyim siz çekmeyin, olmaz öyle şey. :P

Dip Not: Bir önceki blogumda "don't be dramatic"i işaretleyen okuyucuya selamlar. I know what you did last summer! Tamam mı?!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder