Marthe: What's the matter?
Jacques: I love you. That's the matter.
*
Jacques(recording his dreams): In the park we walk together, hand in hand, hoping, losing hope. The castle is strange. She's there half the year with her old husband; silent, boring who scares us a little. But our love is pure and innocent.
(...)
Jacques(keeps recording): I find her again in Venice. Isn't it her, in this palace of lights and music? It is. She is dancing... She is dancing. She sees me. We leap onto the balcony. She tears her mask off and whispers in my ear: "Jacques, I'm free! " Ended are the sorrows of the ancestral castle, of the old garden, of the old husband.
*
Marthe: Why does a man always have something to hide?
Neden sandalyelere "sandalye" diyoruz ki? İstesek sandalyeler çikolata, çikolatalar da sandalye olabilirdi. Çok garip.
24.9.10
21.9.10
Ulen.
Şu aralar sıkılıyorum hayattan ve ona dahil olan her şeyden. Şöyle bir şeyler olsa, güzel bir şeyler.. beni mutlu etse o güzel şeyler. Ne kadar güzel olurdu di mi? Güzel.
Ciddi anlamda bir şeyler yapmam lazım. Ben fizikten, matematikten ve sorulardan sıkıldım.
Bir başkasının patron olduğu bir hayat bana göre değil. Burada soruları ben sorarım. Bu yüzden össnin yeni versiyonlarına-adları her ne ise- girmeyebilitem yüksek.
Ha o zaman napıyorum ben, niye yırtıyorum kendimi bu kadar? Niye sayısal okuyorum? İşte orada kader, kısmet giriyor işin içine. Şimdilik Go with the flow mode: ON diyelim. Ama eğlencemize de bakmak lazım. Hayatıma renk katmak için Boğaziçi Köprüsü'nden atlamam gerekmiyor illa ki. Gerçi o da zevkli olurdu herhalde ama daha zamanım var gibi geliyor. Bekleyip görmek? Evet, evet.
Si yu til ay fiil bord egeğn. Ay miğn fayf minıts leytır.
Ciddi anlamda bir şeyler yapmam lazım. Ben fizikten, matematikten ve sorulardan sıkıldım.
Bir başkasının patron olduğu bir hayat bana göre değil. Burada soruları ben sorarım. Bu yüzden össnin yeni versiyonlarına-adları her ne ise- girmeyebilitem yüksek.
Ha o zaman napıyorum ben, niye yırtıyorum kendimi bu kadar? Niye sayısal okuyorum? İşte orada kader, kısmet giriyor işin içine. Şimdilik Go with the flow mode: ON diyelim. Ama eğlencemize de bakmak lazım. Hayatıma renk katmak için Boğaziçi Köprüsü'nden atlamam gerekmiyor illa ki. Gerçi o da zevkli olurdu herhalde ama daha zamanım var gibi geliyor. Bekleyip görmek? Evet, evet.
Si yu til ay fiil bord egeğn. Ay miğn fayf minıts leytır.
12.9.10
Pack-o-lantern
Hep söylemişimdir, valiz toplamak sıkıcıdır diye. Afakanlar basıyor beni her seferinde. (Afakanlar deyince aklıma nedense çok yakışıklı herifler geliyor. Aslında basabilirler yani beni, sorun değil.) Bu mereti toplamak ne kadar sıkıcıysa boşaltmak da bir o kadar sıkıcı -eğer çok eşyanız varsa tabi, yoksa az eşyayı çıkarıp yerleştirmeye ne var be? ona da söylenmeyin bir zahmet-
Konuyu dağıtmadan blogu bitirebilecek miyim merak etmekteyim! Neyse işte şu an patlama noktasında 3 çanta ve bir valizle odamda oturuyorum. Hepsini açtım ve yarısını dışarı çıkardım. Sonra üstlerine bir de krem şanti döktüm. :/ Hayır, tabi ki öyle bir şey yapmadım ama yapabilirim yani kafayı yemelerdeyim. Canım toplamak istemiyor. Halbuki neler aldım bunu odamın şurasına koyarım şunu şöyle yaparım diye. Hepsi yalanmış. İş, faal olmaya gelince yalan oluyormuş, hiç doldurmayın çantalarınızı o yüzden.
Zaten yenildik az önce. (Fiba World Championship)
Yok anam yok ben bugün bu blogu yazmayayım bence. Canım mentos yemek istemiyorsa bir sorun var demektir zaten. Neden fark edemedim ki sanki?
Konuyu dağıtmadan blogu bitirebilecek miyim merak etmekteyim! Neyse işte şu an patlama noktasında 3 çanta ve bir valizle odamda oturuyorum. Hepsini açtım ve yarısını dışarı çıkardım. Sonra üstlerine bir de krem şanti döktüm. :/ Hayır, tabi ki öyle bir şey yapmadım ama yapabilirim yani kafayı yemelerdeyim. Canım toplamak istemiyor. Halbuki neler aldım bunu odamın şurasına koyarım şunu şöyle yaparım diye. Hepsi yalanmış. İş, faal olmaya gelince yalan oluyormuş, hiç doldurmayın çantalarınızı o yüzden.
Zaten yenildik az önce. (Fiba World Championship)
Yok anam yok ben bugün bu blogu yazmayayım bence. Canım mentos yemek istemiyorsa bir sorun var demektir zaten. Neden fark edemedim ki sanki?
10.9.10
Breach
İtiraf ediyorum blog, seni yeni bir blog ile aldatıyorum! Yani aslında seni de seviyorum ama senin bir amacın yok. Öylesine yazıyorum. Hatta yazmıyorum bile. Bu da beni eğlendirmiyor.
Beni eskisi kadar heyecanlandırmıyorsun. Tabi ki bu ilişkimizin bittiği anlamına gelmiyor. Sana yazmaya devam edeceğim, tabi sen de istersen eğer.. Ama artık bir kuman var. Bunu kabullensen iyi edersin. Yoksa da kapı nerede biliyorsun.
P.s Kıyamam lan, sonu çok sert olmuş. Sen benim ilk göz ağrımsın blog. Gitme, beni bırakma. :*
Beni eskisi kadar heyecanlandırmıyorsun. Tabi ki bu ilişkimizin bittiği anlamına gelmiyor. Sana yazmaya devam edeceğim, tabi sen de istersen eğer.. Ama artık bir kuman var. Bunu kabullensen iyi edersin. Yoksa da kapı nerede biliyorsun.
P.s Kıyamam lan, sonu çok sert olmuş. Sen benim ilk göz ağrımsın blog. Gitme, beni bırakma. :*
6.9.10
Tambılar
Henüz tumblrımla pek uğraşamadım. Hatta açtığım gün text yazıp öylece bıraktım, bir daha girmedim.
Aslında bakmayın, hepsine yetişmek zor iş. Ama tumblr benim için şimdilik çok gereksiz. Bloggerla mutluyum. O yüzden kendimi able hissettiğim bir zamanda kapatıciim. kendisini.
Aslında bakmayın, hepsine yetişmek zor iş. Ama tumblr benim için şimdilik çok gereksiz. Bloggerla mutluyum. O yüzden kendimi able hissettiğim bir zamanda kapatıciim. kendisini.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)