22.9.12

Don't you ever ask the why

"Çünkü sevmiyorum.
Bir şeyleri bu kadar çok sorgulamasanız olmuyor mu arkadaş? Nedir bu sorgu ve yargı konusundaki hevesiniz anlamıyorum ki. Bırakın herkes istediğini yapsın."

Ortadoğu'da barış!!1
2011de ne aktif bir korkakmışım. Belki de aktif bir üşengeç.

Bahar, ayrılmalıyız!

"Baharı sevmemekte haklıymışım arkadaş. O resmen bir hain, bir alçak, bir..."

Bu konuda son 2 senede hiç değişmemişim. Baharı sevmiyorum, sevmiyorum, sevmiyorum işte. Beni alın sonbaharlara atın. Ok by.

Clue

"Ben genç bir insanım. Evet, öyleyim. Ama bana bile dokunuyor zaman. Çocukluğumu hatırlıyorum ve içimde bir şey kırılmış da sanki batıyormuş gibi yakıyor canımı bu. Büyüdüm. Büyüyorum, biraz daha büyüyeceğim. Sonunda da öleceğim. Ben öleceğim. Bunu okuyan sizler öleceksiniz. Herkes ölecek ulan. Çok garip değil mi insanın öleceğini bilmesi. Sevinmeli miyim akrep yelkovanın gerisindeyken? Saatler ilerlemiş mi, dakikalar mı geri kalmış umrumda değilken?"

Olm sanırım gençlik ateşimi kaybettim ben ya. Oturup yazdığım şeylere bak. He Melike he.

Paylaşım

"Hayatımdan çok somut bir örnek vermek istiyorum:

4-5 yıl önce şimdikine göre bazı yönleriyle geçmişte kalmış bir Melike vardı. Soğuktu, gerekmediğinde konuşmazdı. Çok da gerek olmazdı konuşmasına. Çünkü hayatında bir başkasına hiç ihtiyaç duymadı. Konuşma ihtiyacı hiç maksimum seviyelerde olmadı. Onun zaten içinde yaşadığı başka bir dünya vardı, hiç yaşamamış insanları vardı o dünyada ya da gerçektekilerin bedenlerine girmiş başka ruhları.

Ne zaman ki hayatına, bir başka dünyadan bir başka hayat girdi işte o zaman değişmeye başladı. Yavaş yavaş çözülmeye başladı ruhu, yok oldu bütün soğuklar, ruhsuzluklar ve gereksiz ayrıntılar.
Hala taş kalpli, merhametsiz..."

'Paylaşım'ı anlatmaya heveslenmiş, sonra da yarım bırakmışım. Ne ironik. Yazı da çok komik bu arada. Gerçektekilerin bedenlerine girmiş başka ruhları... şlksfdşkfşldkş
Gerçi yalan mı derseniz, değil arkadaş. Hala insanların iyi olduğuna inanmakta fazla ısrarcıyım.

3-Iron

"It's hard to tell that the world we live in is either a reality or a dream."


29.09.2010 tarihli yarım bir post daha. Bunu hatırlıyorum. Gerisini nasıl getirsem diye çok düşünmüştüm. Sanki sözün güzelliğini bozuyordu yazdığım her şey. Bu yüzden, yazmaktan vazgeçmiştim en sonunda. Yerinde bir karar olmuş. Yazmış olmak için yazmak, Aytuğ Akdoğan'ın işi. Çocuğun işini elinden almaya gerek yok.

A bir de 3-Iron'ı izlemediyseniz mutlaka izleyin diyorum. Mutlaka.

05.05.2011

"There's a concrete ending which stands there and waits for us. Yet, we can keep living denying it. It's both rational and irrational."

Demiş ve bırakmışım. Felsefe yapasım gelmiş, sonra anında yorulmuşum. Bu da benim internetteki gülüşüm: :]

22.10.2011

"Unutma, hakiki erkek yüzlerce erkekten meydana gelir. Zaten bir zaman sonra yüzlerce erkeğin sana verdiğini tek bir erkekten beklemeyecek kadar olgunlaşmış olacaksın sen de. Bir kadının aradığı o bir erkek her zaman için hayali bir varlıktır, hiç olmamıştır. Her erkekte aradığın erkeğin yalnızca bir parçasını bulursun. Gerçek bir kadın için, gerçek bir erkek Allah gibidir. Her yerdedir ve hiçbir yerdedir. Aşk da budur zaten, başka bir şey değil.

Aramaktan vazgeç demiyorum, bulmaktan vazgeç."
Murathan Mungan

Feedback: Zamanında bir yerde görmüş, paylaşmaya yeltenmişim. Yarım bırakmamın tek sebebi de fontla, arka plan rengiyle falan uğraşmak istememem olmalı. Copy-paste yapmışım çünkü.
Sonuç olarak Murathancan yine doğru, yine doğru. Poligamide iş var diyoruz, bozuluyorsunuz. Nolacak böyle?

p.s Poligami geyiğini çok yaparım ama ben bir akrep burcuyum çocuklar. Ona göre yani.

At this very moment

Hava soğuk. Karanlık bir örtüye sarınmış tüm gökyüzü. Burada herkes yarım, biraz yalnız, çoktan yaşanmış ve unutulmuş dahası.
Evet, bahsi geçen mekan taslak labelım. Zamanında sakladıklarımı, devamını yazmaya korktuklarımı paylaşmaya geldi sıra. Malum artık ne bir korkum var, ne de bir pişmanlığım olacak bunu yapınca.

Önce sen Robi.

27.8.12

I, even I, get sad sometimes

İspanya'da bir festivaldeyim. Tek sorun onca heyecanlı izleyicinin arasında benim kanatılmış ve yorgun bir boğa olarak yer almam.



Ne ara bu kadar umursar hale geldim hatırlamak isterdim.

18.7.12

Adapt or Die

“Adapt or die. As many times as we’ve heard it, the lesson doesn’t get easier. The problem is we’re human. We want more than just to survive. We want love. We want success. We want to be the best that we can be. So, we fight like hell to get those things. Anything else feels like death.”
Grey's Anatomy - I Will Survive

14.7.12

It's Friday, I'm in love!

Merhaba sevgili okuyucu azınlığım!
Uzuuuun soluklu bir aradan sonra sıklığını mümkün olduğunca arttırmak üzere geri geldim.
Açılışımı -buna bir nevi yeniden doğuş da denilebilir- The Cure'un çok beğendiğim bir şarkısının sözlerini paylaşarak yapmak istiyorum. Yapıyorum da hatta. Buyrunuz:

I don't care if Monday's blue
Tuesday's gray and Wednesday too
Thursday I don't care about you
It's Friday, I'm in love


Monday you can fall apart
Tuesday, Wednesday break my heart
Oh, Thursday doesn't even start
It's Friday I'm in love

Saturday, wait
And Sunday always comes too late
But Friday, never hesitate...

I don't care if Monday's black
Tuesday, Wednesday - heart attack
Thursday, never looking back
It's Friday, I'm in love

Monday, you can hold your head
Tuesday, Wednesday stay in bed
Or Thursday - watch the walls instead
It's Friday, I'm in love

Saturday, wait
And Sunday always comes too late
But Friday, never hesitate...

Dressed up to the eyes
It's a wonderful surprise
To see your shoes and your spirits rise
Throwing out your frown
And just smiling at the sound
And as sleek as a shriek
Spinning round and round
Always take a big bite
It's such a gorgeous sight
To see you eat in the middle of the night
You can never get enough
Enough of this stuff
It's Friday, I'm in love

I don't care if Monday's blue
Tuesday's gray and Wednesday too
Thursday I don't care about you
It's Friday, I'm in love

Monday you can fall apart
Tuesday, Wednesday break my heart
Thursday doesn't even start
It's Friday I'm in love.

28.4.12

And then again...


"Siz makineler dünyasında yaşıyorsunuz ve kalbi çarpan şeylerin düşünü kuruyorsunuz. Biz makineleri düşlüyoruz çünkü çarpan kalplerin bizi terk ettiğini gördük."

Kitaplarda, dergilerde vs. beni etkileyebilen cümleleri bir yerlere illa ki not ederim ben. İlk okuyuşun üzerinden biraz  zaman geçtikten sonra onları yeniden okumayı ve onlardan tekrar tekrar etkilenmeyi seviyorum sanırım. Sonuçta kalite hiçbir zaman çoğul olmadı ve olmayacak da, bulunca kıymetini bilmek gerekiyor.

Okuduğunuz bu cümleler Chris Cleave'in Küçük Arı adlı kitabından alıntı. Teknik bilgilerle dolu, ruhsuz bir defterime not düşmüşüm kendilerini. Yeniden okudum ve okurken yine apayrı bir dünyada buldum kendimi.
Chris Cleave'i ayrı, yazarın vermek istediği duyguyu böylesine güzel çevirebilen Nalan Işık Çeper'i ayrı tebrik ediyorum.

Hepsi bu. Siz bunun neresindesiniz aslında hiç bilmiyorum. Yine de kendinize iyi bakın!

9.2.12

Come back and make up a good-bye at least.

"‎En mutlu anında yolda yürürken bir rüzgar eser de burnuna O'nun kokusu gelir ya, heh işte O'nunla aynı parfümü kullananların Allah belasını versin." demiş ya Murathan Mungan, ne de güzel demiş.


O değil de evren beni gerçekten sevmiyor sanırım. Üzülmem için bir şeylerin bu kadar bir araya geldiği daha önce hiç olmamıştı. Kimin ahını aldıysam ona da kafam girsin. Ah ne oğlum? Üç günlük dünyada niye ah ediyorsun?!

27.1.12

Act Naturally!


Missing somebody?   -Call
Wanna meet up?   -Invite
Wanna be understood?   -Explain
Have questions?   -Ask
Don't like something?   -Say it
Like something?   -State it
Want something?   -Ask for it
Love someone?   -Tell it


Nobody will know what's going in your mind. It's better to express rather than to expect. You already have the NO, take the risk of getting the YES.
We just have one life. Keep it simple!

14.1.12

Half-Gifts

It's an old game, my love
When you can't have me, you want me
Because you know that you're not risking anything.