Bir Dostluk
(...)
Yarından tezi yok öbür adama, artık buluşmayacaklarını söyleyecekti. Hem de pişmanlık duymadan. Sebebini de anlatacaktı. Yanında olmaktan hoşlandığı, "Gel gidelim" dediği zaman kalkıp gitmeden edemediği bir adamdan bahsedecek, ama sevgi sözünü etmeyecekti. Sevginin daha başka şekilleri vardı.
Sonra neydi sevgi? İki insanın birbirinden hoşlanması, birbirini beğenmesi, görmeden olamaması değil mi? Bir zaman sonra da geçer gider, ardında bir şey bırakmazdı. Çok kere de bir pişmanlık, bir kin kalırdı geriye. Birbirlerini uzun zaman sevdiklerini sandıktan sonra bir tesadüf sonunda görünce, ya hiç aldırmadan geçilir, ya da o insanla geçirilen, boş yere harcanan zamana acınır, belli belirsiz ama içten bir kin duyulurdu. Dostluk çok daha güzel bir kelimeydi.
*
Erkek "Bunun böyle olacağını biliyordum." dedi. "Biliyordum. Seni görür görmez anlamıştım. Görür görmez, işte her şeyden, bütün düşüncemden sıyrılarak yapayalnız, varlığımın bile farkında olmadan yalnız kalacağım kadın demiştim."
*
Her şey bir rüyanın karmakarışık havası içinde sona erip gidecek, belki de kendileri bile, uyanılınca can sıkıcı gelecek olan, bu kötü evde görülen rüyaya karşı içlerinde bir tiksinti duyacaklardı. Ama dostlukları sürecekti.
Hayriye Hanım
Sabaha karşı olan ölümlere bütün ölümlerden beter üzülürüm. Daha bir dokunur bana. Demek derim, her şey gibi, bir ağaç, bir iskemle, bir bina, ne bileyim bir vapur, bir telgraf direği, daha ne aklınıza gelirse düşünün hepsini, her şey gibi o da savaşmış, gecenin karanlığı ile, yeni gelen günde, aydınlık içindeki yerini almak istemiş, ama gücü kesilmiş sabaha karşı. Yenilmiş.
Neden sandalyelere "sandalye" diyoruz ki? İstesek sandalyeler çikolata, çikolatalar da sandalye olabilirdi. Çok garip.
29.10.10
28.10.10
Rendez-vous Tôt
Lid: Don't go. I'm not ready.
Ere: You won't ever be.
L: So don't leave.
E: I will. I have to. You know that.
L: I don't want to know.
E: I can't make that happen..
L: Then kiss me for the last time.
E: Close your eyes.
Lid closes her eyes and Ere leaves. without a kiss.
Ere: You won't ever be.
L: So don't leave.
E: I will. I have to. You know that.
L: I don't want to know.
E: I can't make that happen..
L: Then kiss me for the last time.
E: Close your eyes.
Lid closes her eyes and Ere leaves. without a kiss.
25.10.10
İsyanı basmak.
Howl, aç kulaklarını beni iyi dinle;
Gittin Sophie gibi çirkin bir hatuna vardın. Hata ediyorsun, gel yol yakınken vazgeç. Ya da bu dünyadaki ikizinle bağlantıya geç ve ona beni bulmasını söyle. "Bakery"e gitmekten ve yolda seninle karşılaşmak için etrafı süzmekten bir hal oldum.
Artık yol üstünde serseri askerler görürsem sırf sen gel beni kurtar diye gidip adamlara asılacağım. Gerçi o zaman beni nasıl "kurtarmış" olursun onu bilmiyorum. Ama sen gel.Yeter ki gel, çok bir önemi yok kurtaracak olmanın. Koluma girsen, o karizmatik sesinle bir kere "there you are sweetheart, sorry I'm late." desen ben daha ne isterim? -Hep benimle kalmanı.
Ama sen cevabı es geç ve bir an önce dediklerimi yap!
Gittin Sophie gibi çirkin bir hatuna vardın. Hata ediyorsun, gel yol yakınken vazgeç. Ya da bu dünyadaki ikizinle bağlantıya geç ve ona beni bulmasını söyle. "Bakery"e gitmekten ve yolda seninle karşılaşmak için etrafı süzmekten bir hal oldum.Artık yol üstünde serseri askerler görürsem sırf sen gel beni kurtar diye gidip adamlara asılacağım. Gerçi o zaman beni nasıl "kurtarmış" olursun onu bilmiyorum. Ama sen gel.Yeter ki gel, çok bir önemi yok kurtaracak olmanın. Koluma girsen, o karizmatik sesinle bir kere "there you are sweetheart, sorry I'm late." desen ben daha ne isterim? -Hep benimle kalmanı.
Ama sen cevabı es geç ve bir an önce dediklerimi yap!
Emit
Eğer daha fazla boş zamanım olsaydı, daha iyi değerlendirebilir miydim bilmiyorum ama daha mutlu olurdum.
Biliyorum.
Biliyorum.
21.10.10
Sleeping-Sleepless-Sleepy-Sleeper Lady
Bundan yıllar önceydi onunla karşılaşmamız. (sanırım)
Hikayenin başı bir klişe: Çarpıştık, benim kitaplarım yere düştü..
Ama gerisi öyle değil: Ben kitaplarımı toplamaya eğilmişken o kılını bile kıpırdatmadı. Özür dilemediği ve yardım etmediği gibi, yoluna devam etmekten de alıkoymadı kendini, beyefendi.
Ben de "Gerizekalı" diye mırıldandım tabi. Beni duymuş olacak ki bir hışımla arkasını döndü. Hızlıca bana doğru yaklaştı ve..
Ben sağlam bir çığlık attım! Hayvan herif..
Beni sokmuştu.
Hayır! Ne arı, ne eşek arısı, ne de herhangi bir arı türüydü bu. Sinsi, kötü niyetli, vurdumduymaz bir çeçe sineğinden başkası değildi! Ona sadece "Gerizekalı" dediğim için beni soktu ve sonsuz uyku kavramına dahil etti beni eşşoğlusu.
Aslında bunlar benim sanrılarımdan ibaret. Muhtemelen öyle bir şey olmadı ama ben neden bu kadar çok esnediğimi bilmiyorum. Tamam, hadi esneyeyim sorun değil de diyemiyorum açıkçası. Sonra yüzüm kırışacak, gıdım sarkacak falan. Hoş şeyler değil bunlar.
Hikayenin başı bir klişe: Çarpıştık, benim kitaplarım yere düştü..
Ama gerisi öyle değil: Ben kitaplarımı toplamaya eğilmişken o kılını bile kıpırdatmadı. Özür dilemediği ve yardım etmediği gibi, yoluna devam etmekten de alıkoymadı kendini, beyefendi.
Ben de "Gerizekalı" diye mırıldandım tabi. Beni duymuş olacak ki bir hışımla arkasını döndü. Hızlıca bana doğru yaklaştı ve..
Ben sağlam bir çığlık attım! Hayvan herif..
Beni sokmuştu.
Hayır! Ne arı, ne eşek arısı, ne de herhangi bir arı türüydü bu. Sinsi, kötü niyetli, vurdumduymaz bir çeçe sineğinden başkası değildi! Ona sadece "Gerizekalı" dediğim için beni soktu ve sonsuz uyku kavramına dahil etti beni eşşoğlusu.
Aslında bunlar benim sanrılarımdan ibaret. Muhtemelen öyle bir şey olmadı ama ben neden bu kadar çok esnediğimi bilmiyorum. Tamam, hadi esneyeyim sorun değil de diyemiyorum açıkçası. Sonra yüzüm kırışacak, gıdım sarkacak falan. Hoş şeyler değil bunlar.
11.10.10
Find some ways to make me see
Biri kalkıp "Hayatının albümü?" diye bir soru yöneltseydi bana, hiç düşünmeden "Yann Tiersen&Shannon Wright" derdim.
Düşünmeye başladıktan sonra alternatifler sunmaya da başlardım ama hiç düşünmeden söyleyecek olsam direk bunu söylerdim. Eminim.
Yine de henüz öyle bir soru soranım yok.
I'm not the first one falling past. Bu şarkının en sevdiğim kısmı, bu en sevdiğim cümle ile başlıyor. Cheers!
Düşünmeye başladıktan sonra alternatifler sunmaya da başlardım ama hiç düşünmeden söyleyecek olsam direk bunu söylerdim. Eminim.
Yine de henüz öyle bir soru soranım yok.
I'm not the first one falling past. Bu şarkının en sevdiğim kısmı, bu en sevdiğim cümle ile başlıyor. Cheers!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

