Yani İstiklal=Ölüm
Geçenlerde kuzenimin Amerika'dan öğrencileri geldi. Biz de onlara İstanbul'u gezdirme işine soyunduk. Gezelim, eğlenelim derken kuzen tutturdu hadi içelim, rakı neymiş öğrensinler falan dedi.
Anlaştık ve o güzelim, sakin Emirgan'dan Taksim'e doğru yol aldık. Taksim'e gider gitmez bir kalabalık aldı başını gitti zaten.
Sonra o İstiklal'de yürümek için verdiğimiz savaşlar, insanlarla çarpışmalar, laf yemeler, kesişmeler falan.. İnsan yolun sonunu getirene kadar ne yapacağını, nereye gideceğini unutuyor.
İstiklal'de yürümeyi her denememde yoldaki insanlar benden çok fena küfür yiyor. Hele bir de çarptılar mı küfür yememe ihtimalleri hiç yok.
Her seferinde kendimce çareler üretiyorum. Misal yolun sağından belli bir yöne gidenler, solundan da ters yöne gidenler yürüse hayat çok daha kolay olur İstiklal'de.
Ya da uçan küçük araçlar üretelim, gücü yeten insanlar yürüyerek değil uçarak aşsın o mesafeyi.
Öf napmalı ki yani? İstiklal'i ıssız düşünmeyi hayal bile edemiyorum. Oradaki kalabalık hayallerime bile dalıyor.
-Topbaş buna bir çözüm bulsun pliiiz.-
Diyeceğim o ki Ya İstiklal Ya Ölüm!Nerede bu fotoğraftaki İstiklal? Ahh ahh..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder